Doğu Akdeniz başta olmak üzere Mavi Vatan ve gök vatanda Türkiye ile her fırsatta güç yarışına girerek gerilimi tırmandırma politikasını sürdüren Atina’nın, 28 Ekim Milli Bayramı’nda askeri geçit töreni ile yapmayı planladığı yeni gövde gösterisi hamlesi fiyaskoyla sonuçlandı. Selanik’teki Büyük İskender Bulvarı’ndaki gerçekleştirilen törende henüz Yunanistan ordusunun envanterine girmemiş, sözleşmesi yapılmış ama teslim alınmamış ve yabancı askeri personelce kullanılan pek çok araç, sistem ve mühimmatın yer alması ülke kamuoyunda ve medyasında hem alayla hem de öfkeyle karşılandı.
Gözler geçit törenindeydi
Yunanistan, İtalya Lideri Benito Mussolini’nin ülkelerinin stratejik noktalarını istemesi üzerine “hayır” yanıtı vererek, 2. Dünya Savaşı’na müttefiklerin safında girdikleri günü, ulusal bayram olarak kutluyor. Her yıl askerin ve sivillerin geçit törenleriyle kutladığı bayramda bu sene gözler Yunan silahlı kuvvetlerinin geçit törenindeydi. Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın işaret ettiği “modern Yunan devletlerinin en güçlü kuvveti” mottosuyla onlarca kara, hava ile deniz unsuru törende saf tuttu.
‘Emanet silah’ tepkisi
Ancak törene “emanet” silah, sistem ve personel damga vurdu. Gösteride kimisi prototip, kimisi maket üzerinden sergilenenlerin yanısıra, geçit töreninde yer alan bazı sistemlerin halen ya geliştirme aşamasında bulunduğu, bazılarının teslim alınmadığı, bir kısmının da üzerlerinde bırakılan bayraklarla yabancı ordulara ait “emanetler” oldukları kısa sürede anlaşıldı. “Boş gösteriş” niteliği taşıyan bu unsurlar Yunan medyasına da tepki haberleri olarak yansıdı.
Neden ‘selamsız ordusu’?
1987 yılı yapımı “Selamsız Bandosu” adlı film umut bağlanan bir işin hayal kırıklığı ile sonuçlanmasını anlatır. Cumhurbaşkanı’nın treninin Selamsız kasabasından geçeceğini öğrenen halk, bando oluşturup Cumhurbaşkanı’nın dikkatini çekerek, kendilerinin sorunlarını dinlemesini umut eder. Ancak kasaba halkının tek görebildiği, uzaklaşan trenin penceresinden şapka sallayan bir el olur.
ABD Bayraklı gösteri
Bazı yayın organları, Atina’nın ABD’den yıllar sonra teslim alınacak F-35’lerden iki örneği sergilemek için istediğini ancak bu talebin reddedildiğini iddia etti. Çıkan haberlerde, Yunanistan’ın henüz sahip olmadığı emaneten sergilediği araçlardan bazıları şöyle sıralandı:
■ Almanya’dan getirilen ve üzerinde hala Amerikan bayrağı olan, piyadelerin hareketini hızlandıran Stryker zırhlı muharebe aracı.
■ Portekizli pilotlar tarafından kullanıldığı belirtilen Brezilya yapımı askeri kargo uçağı C-390. (Yunanistan 3 adet Embraer C-390 Millennium askerî nakliye uçağını doğrudan Brezilyalı üretici Embraer yerine, Portekiz ile yapılan anlaşma aracılığıyla temin edecek. Kendisine 6 uçak sipariş eden, 10 adet de ek opisyon hakkı bulunan Portekiz, Yunanistan’ın bu opsiyonlardan yararlanmasını sağlayarak uçağın küresel pazarda yaygınlaşmasında aracı bir rol üstleniyor.)
İsrail’in füzeleri
■ İsrail’e nisan ayında siparişi verilen ve törende İsrailliler tarafından kullanıldığı belirtilen roketatar sistemi PULS.
■ İsrail’den aldıkları ve kaynak koduna erişimleri olmayacağı için kamuoyonun tepkisini çeken hava savunma sistemi Aşil Kalkanı ve bu kapsamda kullanılacak uçaksavarlar Barak MX ile Spyder sistemleri.
■ Birçok ülke tarafından tercih edilen Avusturya menşeli S100 İHA’ları.
Rum kesiminde de aynısı
Benzer bir tablo, Güney Kıbrıs Rum Yönetiminde (GKRY) de yaşanmıştı. Bağımsızlıklarının 66’ncı yıldönümünü kutladıkları 1 Ekim’de Lefkoşa’daki askeri geçit töreninde, Yunanistan’a ait iki F-16 Viper uçağı, Barak MX uçaksavar sistemi ve ABD, Fransa, Birleşik Krallık ve Mısır’dan askeri birlikler yer almıştı.